Anoraksi
Kişi yaşı ve boy uzunluğu için olağan sayılan en az kiloda
olmaya çalışır, ancak ne kadar kilo verirse versin normal
kiloda olduğunu kabul etmez. Anoreksi hastalığında kişi gıda
alımını o kadar uzun bir süre durdurur ki, vücut ağırlığının
%20-50 kadarını kaybedebilir.Anoreksik olan kişi beklenenin
altında bir vücut ağırlığında olmasına karşın şişmanlamaktan
aşırı korkar ve kendi vücut biçimini ve ağırlığını
algılamada bozukluk vardır. Kilosunun normal veya düşük
olduğunu inkar eder. Kendini kendi gözünde değerlendirirken
vücut ağırlığı gerekenden çok daha önemli bir yer tutar.
Bulimi:
Anoreksiden daha sık görülen bulimi adı verilen yeme
bozukluğunda "tıkınırcasına" ve "boğulurcasına" yemek yeme
nöbetleri vardır. Bu nöbetlerde kişi belli bir insanın
yiyebileceği miktarın çok daha fazlasını çok daha kısa
zamanda yer. Kişi yemek yeme ihtiyacını ve doygunluğunu
hissetmez ve denetleyemez.
Bulimik kişi bu kadar yemeği istemsiz bir şekilde yedikten
sonra kilo alma kaygısına kapılır ve bundan sakınmak için
parmaklarını gırtlağına yerleştirerek kusma refleksini
başlatır ve midesindekileri boşaltır. Ya da laksatif
(dışkıyı yumuşatan ilaçlar), diüretik (sıvı kaybını
sağlayan) ya da lavman (barsak boşaltıcı) ilaçlarıyla bu
gıdaları vücudundan uzaklaştırmaya çalışır. Bazı kişiler de
yemek yeme nöbetleri sonrasında uzun bir süre hiç yemek
yememe ya da çok ağır egzersizler yapma gibi yollara
başvururlar.
Bulimi özellikle kadınlarda ergenlik döneminin başlarında
ortaya çıkar. Güzel görünmek için diyet uygulayan genç kız
bunu başaramadığında sıkıntıdan kurtulmak için kontrolsüz
bir şekilde yemek yer. Daha sonra da yukarıda anlatılan
yollardan birine başvurarak bu kalorilerden kurtulmaya
çabalar. Buliminin en önemli özelliği bu kontrolsüz yemek
yeme ve çıkarma nöbetlerinin tekrarlayıcı ve kronik bir hal
almış olmasıdır.
Bulimik olan kişiler normal kiloda oldukları sürece hayatı
tehdid edici sonuçların ortaya çıkma riski düşüktür. Ancak
anoreksi ölümle sonuçlanabilen ciddi bir durumdur.
Bulimik yeme bozukluğunda diş problemleri, kullanılan
ilaçlara bağlı olarak şişkinlik, su tutulması ve vücutta
ödemlere (şişlikler) sık rastlanır. Aşırı kusmaya bağlı
olarak sıvı ve elektrolit kayıpları, halsizlik, mide
problemleri, yemek borusunda aşırı kusmaya bağlı divertikül
(fıtıklaşma) ve yara, aşırı ishale bağlı rektumda (kalınbarsağın
son kısmı) incelme sık görülür.
Anorekside ise durum daha ciddidir ve ölüm riski %4-20
arasındadır. Ölüm, hastalığın yarattığı fiziksel problemlere
bağlı olabileceği gibi, beraberinde varolan psikiyatrik
bozukluklara bağlı intiharlar sonucunda da oluşabilir.
Anoreksik kişilerde kalp hastalıkları, aşırı derecede
tansiyon düşüklüğü, kolesterol yükselmesi sık görülür.
Kalpte ritm düzensizlikleri ve kalp yetmezliği aşırı
boyutlara vardığında ölüme neden olabilir. Anoreksik
hastalarda stres hormonlarınındaki artış, östrojen
hormonunun azalması ve tiroid hormonu salgısındaki
bozukluklar amenore (adet görememe), infertilite (kısırlık),
osteoporoz (kemik erimesi) nedeni olabilir. Anoreksik
hastalar gebe kaldıklarında da artmış düşük riski,
bebeklerinde gelişme geriliği ve anomali riskinde artış ile
karşı karşıya kalırlar.
Anoreksi uzun süre devam etiğinde beyinde ve sinir
sisteminin diğer kısımlarında kalıcı hasarlara neden
olabilir.