1)
Harcanan kalori
Kadınların yukarıda
bağlantısını verdiğimiz yazıda da yazdığı üzere
vücutlarındaki yağ oranı genetik olarak erkeklerden daha
yüksek, ya da başka şekilde söylersek erkeklerin yağsız
kütlesi daha fazla. Yağ dokuları kaslara oranla metabolizma
açısından daha yavaş çalıştıkları için harcanan enerji de
haliyle daha az oluyor. Buradan çıkarılacak sonuç,
kadınların nitelik açısından kesinlikle değil ancak miktar
açısından erkeklerden daha az yemeleri gerektiği, ki zaten
bu durum genelde böyledir. Hayatınızda kebapçıda 5 fındık
lahmacun üzerine 1,5 porsiyon iskender ısmarlayan kaç kadın
gördünüz?
2) Besinle alınan demir
Demirin vücuttaki işlevi çok basit:
Oksijenle birleşip oksijeni hücrelere taşıyor. Bunun
spordaki anlamı şu: Demir eksikliği kasların yeteri kadar
oksijen alamamasına yol açıyor, bu da güç ve verim düşüklüğü
demek. Haliyle kadınlar da erkekler gibi terleyerek demir
kaybediyorlar. Ancak bunun ötesinde regl olmaları nedeniyle
kadınların demir ihtiyacı erkeklerden daha yüksek. Demir
içeren en önemli besinler elbette et, tavuk, balık. Bitkisel
demir kaynakları ise fasulye, mercimek, bezelye, tahıl,
yeşil salata, meyve kurusu…
Kadın vücuduna ihtiyacı olan demiri besin üzerinden vermek
için beslenme planına vücut tarafından kolay alınabilen
demir ihtiva eden tavuk, balık gibi besinleri yerleştirmek.
Vejetaryenlerse bitkisel demir kaynaklarına yoğunlaşmalılar.
Bunun ötesinde bitkisel demir kaynaklarını C Vitamini ile
birlikte almak (örneğin tahıl gevreği yanında portakal suyu)
C Vitamini vücudun demir alimini arttırdığı için önemli.
Demir alımını engelleyen siyah çay,
kola, kahve vs. gibi besin maddelerini fazla tüketmemek ve
demir ihtiva eden besinleri dışlayan perhizlere itibar
etmemek dikkat edilecek noktalar.
3) Kalsiyum
Kadınların bilhassa belirli bir yaştan sonra özellikle spor
açısından baktığımızda önemli sorunlarından biri osteoporoz.
Osteoporoz kemiğin mineral içeriğinin azalması nedeniyle
zayıflaması, dayanıklılığını kaybetmesi anlamına geliyor, bu
yüzden bir diğer adı da kemik erimesi. Osteoporoz hakkında
son yıllarda oldukça gelişme de kaydedildi, bunların en
önemlilerinden biri bu sorunun sadece menopoz sonrası
dönemde baş göstermediği, tam tersine genç yaşlarda da düşük
kalsiyum alımı sonucunda ortaya çıktığı gerçeği. Zaten spor
esnasında ter ile kalsiyum kaybeden vücut bir de besin
üzerinden yeterli kalsiyum alamazsa kemiklerin zayıflamasına
davetiye çıkartılmış oluyor. Kadınlar için tavsiye edilen
günlük kalsiyum miktarı 800-1200mg. Özellikle süt ve süt
ürünlerinden, maden suyundan vücut verimli bir şekilde
kalsiyum alabiliyor.
4) Çinko
Çinko pek geçmese de özellikle sporcular, sporcu kadınlar
açısından önemli bir madde. Çinko vücudun spor sonrasında
toparlanmasını, kendini yenilemesini hızlandırıyor,
bağışıklık sistemine destek oluyor ve yaraların kolay
iyileşmesini sağlıyor. Yine regl nedeniyle kadınlarda
erkeklere oranla fazladan bir çinko kaybı söz konusu. Sporcu
kadınlar bunun dışında ayrıca ter ve idrar ile çinko
kaybediyorlar. Çinko kaybı vücudu zayıf düşürüyor,
enfeksiyonlara karşı direncini kırıyor. Besin maddeleri
içinde çinko içerenler hayvanî besinler, yani et, balık, süt
ve süt ürünleri. Bunlar fazla alınamıyorsa destek olarak
çinko içeren haplar da işe yarıyorlar.
5) Doğum kontrol hapı
Doğum kontrol hapı sporcu kadınlar açısından olaya bakacak
olursak alınan besinlerin vücut tarafından
değerlendirilmesini etkiliyor. Doğum kontrol hapı kullanan
kadınlarda B2, B6, B12 ve C vitamini ihtiyacı artıyor.
Dolayısıyla beslenme programında bu maddeleri içeren
besinler, ki bunlar tahıl, sebze, süt ve süt ürünleri ile
balık ağırlıklı yer tutmalılar.