Spor
Yaş 35, yolun
yarısı“; „Yaş 70, iş bitmiş“ dilimizde belirli bir yaşın
üzerine atfedilen tümceler. Haliyle belirli bir yaşın üstüne
bitik gözüyle bakan bir kültürün orta yaş üstünde sporcu
çıkarmasını beklemek de doğru olmayabilir. Halbuki bilhassa
yaş ilerledikçe sporun önemi rahat bir ihtiyarlık geçirmek
için artıyor. Önemli olan insanın ne kadar yaşlandığından
ziyâde nasıl yaşlandığı çünkü. Ya da “Amerikanca” söylemek
gerekirse mühim olan salt hayata yıl katmaktan ziyâde
yıllara hayat katmak („Add life to years, not just years to
life!”). Söz konusu olan yıllara hayat katmak olunca da
sporun önemi yadsınamaz.
Doğal olarak yaş ilerledikçe önlem de alınmadığı takdirde
vücudun performansı geriliyor. Aslında son derece tabii bir
gelişme olan bu durumu fiziksel aktivite ile yavaşlatmak,
hattâ bazı noktalarda tamamen durdurmak ya da tersine
çevirmek mümkün. Elbette 60 yaşındayken 25 yaşındaki
derecelere ulaşmaya çalışmak mantıksız, fakat önemli olan
sağlıklı, zinde bir vücuda sahip olmak, yeri geldiğinde 25
yaşındakilerle de başa baş gidebilmek. Ancak ilk etapta
sağlanması gereken yaşam kalitesi, performans değil.
Fiziksel pasivite bugün özellikle kalp-damar hastalıklarının
çıkmasında birinci neden olarak bilinmiyor. Bunun yanında
aşırı kilolar, şeker hastalığı, tansiyon vb. Hastalıklara da
davetiye çıkaran bir durum.
„Tedbir tedâviden iyidir“ düşüncesinden yola çıkarak
ilerleyen yaşlarda da düzenli olarak fiziksel aktivitelerde
bulunmak şart. Ancak bunlar aynı bir ilaç gibi belirli dozda
olmalı, mümkünse bir spor doktoru tarafından ne sıklıkta, ne
kadar ve ne yoğunlukta spor yapılacağı belirlenmeli.
Antrenman programı iki nokta üzerine yoğunlaşmalı:
Kalp-damar sistemi ve hareketi sağlayan kas-eklem sistemi.
Kalp-damar sistemini hedef alan düşük yoğunluklu bir çalışma
programı kalp kasının daha ekonomik çalışmasını sağlayacak,
yüksek tansiyon gibi sorunların önüne geçecek, damar
kireçlenmesini önleyecektir. Bir sorun teşkil etmese de
düşük kan basıncı durumunda da kalp-damar sistemine
yoğunlaşılan bir çalışma iyi sonuç verir.
Sağlıklı bir beslenme ile birlikte uygulandığında mukâvemet
sporu, ama aynı şekilde güç antrenmanları da faydalı.
Özellikle fazla kilolar durumunda güç antrenmanları
sadece vücudun yağ oranını düşürmek açısından değil, zamanla
çalıştırılmadıkları için kaybolan kasları tekrar ortaya
çıkarmak açısından da gerekli.
Eklemlerin çalıştırılması özel olarak bu iş için seçilmiş
bir kas çalıştırılması kapsamında güçlendirme ve esnetme
idmanları içermeli. Sadece kas gücünün korunması ve
yükseltmekle kalmayıp, aynı zamanda statik yetiyi de (yani
yaşlanınca giderek artan örneğin düşme tehlikesini)
geliştiriyorlar, yeterli bir hareketlilik sağlıyorlar, ve
hepsinden önemlisi iskelet sistemini güçlendiriyorlar. Kas
geliştirme ve güç antrenmanları sadece gençlerin
yapabilecekleri şeyler değiller, genç yaşlarda elbette
görsel etkenler öne çıkıyor (vücut geliştirme vs.) fakat yaş
ilerledikçe çok önemli işlevler geliyor bunun yanına,
örneğin osteoporozun önlenmesi gibi.
Metabolik ve ortopedik getirisi nedeniyle düzenli güç
idmanlarının 50’li yaşlardan itibaren mukâvemet
çalışmalarından daha önemli yeri var. Kaldı ki mukâvemet
çalışması için de zâten belirli bir temel güce ihtiyaç
duyuluyor.
“Weight bearing exercises”, yani ağırlık içeren çalışmalar
(illâ halterli olmak zorunda değil) yalnızca kas gücünün
sabit tutulması ve arttırılmasını değil, kemiklerin de
nispeten güçlenmesini sağlıyorlar. Çalışan kasların
kemiklere olan çekme baskısı sayesinde kemik oluşumu
hızlandırılıyor, bu sayede kemik yapısı bir nebze
güçleniyor. Yani kemikler daha sağlam, daha sıkı örülmüş,
dolayısıyla daha güçlü oluyorlar. Bunun için ilk şart
kasların belirli bir dirence karşı koymak zorunda olmaları,
örneğin vücut ağırlığının bir kısmının iskelet sisteminin
geri kalanına etkide bulunması.
Düzenli uygulanacak olan bir osteoporoz idmanı 50 yaşını
aşmış her kadına tavsiye edilmeli. Bunun yanında hâlen süren
bir osteoporoz durumunda hormonel terapi de uygulandığı
takdirde kemik kırılmasının yaşla birlikte artan riskinin
önüne geçilmiş olur. Bir yandan güçlenen kaslar sayesinde
ilerleyen yaşlarda ortaya çıkan koordinasyon eksikliği
bertaraf edilir, diğer taraftan kemikler güçlenir. Yani
işleyen demir ışıldar.
Bu amaca yönelik pek çok çalışma var. Elbette en doğrusu bir
spor salonunda gözetim altında çalışmak. Önümüzdeki
bültenlerde değişik yaş grupları arasındaki performans ve
idman farklarına eğileceğiz.